Küresel ekonomide enerji şokunun kısa sürede atlatılacağı beklentilerine darbe vuran Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu’daki savaş kısa sürede sona erse dahi petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yüksek seyrin 2027 yılı boyunca devam edebileceği uyarısında bulundu.

KÜRESEL EKONOMİ İKİ ÇAPRAZ BASKI ALTINDA
IMF ve Dünya Bankası’nın gelecek hafta Bangkok’ta düzenlenecek yıllık toplantıları öncesinde kritik açıklamalarda bulunan Georgieva, küresel ekonominin aynı anda iki güçlü baskıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Bir tarafta Orta Doğu kaynaklı enerji arz şoku büyümeyi aşağı çekerken, diğer tarafta yapay zekâ yatırımlarının güçlü bir talep yarattığını vurgulayan Georgieva, bu durumun enerji tüketimini ve enflasyon baskısını artırdığını ifade etti.

PETROL 100 DOLAR CİVARINDA: RAFİNERİ VE MOTORİN BASKISI BÜYÜYOR
Vadeli petrol piyasalarının yüksek fiyatların gelecek yıl da tamamen ortadan kalkmayabileceğine işaret ettiğini belirten Georgieva, sorunun sadece ham petrol fiyatıyla sınırlı kalmadığına dikkat çekti:
“Ham petrolün varil fiyatı yaklaşık 100 dolar seviyesinde bulunuyor. Ancak Orta Doğu’daki çatışmalar ve zarar gören rafineri kapasitesi nedeniyle benzin ve motorin gibi ürünlerde ham petrol ile nihai ürün fiyatı arasındaki fark sert biçimde yükseldi. Motorin piyasasında rafineri marjlarının olağanüstü seviyelere çıkması, tüketicinin ödediği fiyatın ham petrol hareketinden daha hızlı artmasına neden oluyor.”

Yaklaşan kış dönemi öncesinde ısınma talebinin artacağını ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan LNG sevkiyatına ilişkin risklerin sürdüğünü belirten Georgieva, savaş bitse bile altyapı hasarı, düşük stoklar ve bozulan ticaret rotaları nedeniyle fiyatların hızla eski seviyelerine dönmesini beklemediklerini aktardı.
IMF’NİN TEMMUZ SENARYOSU BOZULDU
IMF’nin temmuz ayında yayımladığı raporda Hürmüz Boğazı’nın temmuz ortasından itibaren açılacağı ve Mart 2027’ye kadar savaş öncesi koşullara dönüleceği varsayılmıştı. O senaryoda petrolün 2026’da ortalama 89 dolar, 2027’de ise 78 dolar olması bekleniyordu.
Ancak Hürmüz’deki normalleşmenin gecikmesi, altyapı saldırıları ve düşük stoklar nedeniyle Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıktığı ve eski varsayımların geçerliliğini yitirdiği ifade edildi. IMF’nin yeni tahminlerini içeren Dünya Ekonomik Görünüm Raporu gelecek hafta Bangkok’ta açıklanacak.

BORÇ YÜKÜ VE YÜKSEK FAİZ KAPANI
Enerji şokunun küresel tahvil piyasalarını da vurarak faiz indirim alanını daralttığını belirten Georgieva, küresel kamu borcunun milli gelire oranının 2030’dan önce yüzde 100’ü aşabileceği konusunda uyardı:
“ABD, Almanya ve Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizleri sırasıyla 2007, 2009 ve 1996’dan bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı. Yalnızca büyümeye güvenerek borç sorunundan çıkmak artık mümkün değil.”
Yapay zekanın dünya ekonomisine yıllık yüzde 0,5 büyüme katkısı sağlama potansiyeli olduğunu kaydeden Georgieva, yüksek değerlemeler ve aşırı elektrik talebi gibi faktörlerin yeni finansal riskler doğurduğunun altını çizdi.

TÜRKİYE İÇİN ENERJİ, ENFLASYON VE FİNANSMAN RİSKİ
Enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye için petrolün 100 dolar civarında kalması ve rafine ürün fiyatlarının tırmanması, akaryakıt maliyetleri ile birlikte enerji ithalat faturasını ve cari dengeyi doğrudan tehdit ediyor.
Bunun yanı sıra Fed ve ECB gibi dev merkez bankalarının yüksek enerji enflasyonu nedeniyle faizleri yüksek tutma ihtimali, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için dış finansman maliyetlerinin uzun süre yüksek kalmasına yol açabilir.